Bergama

Misya’daki Pergamon ya da Pergamum, bugün Türkiye’de bulunan antik bir Yunan şehridir. Ege Denizi’nden 26 kilometre içeride Bakırçay’ın kuzeyindeki dağlık alanda bulunan şehir, Helenistik dönemde Attalid Hanedanlığı zamanında (M.Ö. 281-133) Pergamon Krallığı’nın başkenti olmuştur. Bugün antik Pergamon’un ana yerleşim yerleri, Bergama şehrinin kuzey ve batı kanatlarında bulunur.

Pergamon’a giderken sol tarafta göreceğiniz Acropolis’te Pergamon kralları için dikilmiş anıt mezarları göreceksiniz. Acropolis’e girdiğinizde sol tarafınızda M.Ö. 3. yüzyılda II. Eumenes (197-159) tarafından yaptırılan Propylon’ı (anıt kapılar) göreceksiniz. Dor stilindeki üç revakla çevrelenen meydanı geçtiğinizde, yine II. Eumenes döneminde yapılan Athena Tapınağı’nın kalıntılarını fark edersiniz. 200.000 adet kitaba sahip ünlü Pergamon Kütüphanesi meydanın kuzeyindedir. Antonius, Kleopatra’ya düğün hediyesi olarak kütüphanedeki bütün kitapları vermiştir.

Dünyanın en dik tiyatrolarından biri olan Pergamon tiyatrosu, 10.000 kişilik kapasiteye sahiptir ve M.Ö. 3. yüzyılda inşa edilmiştir. Tiyatro, Roma dönemindeki Caracalla hükümdarlığında (211-217) değişimlere uğramıştır.

Tiyatronun önündeki yol, Dionysus Tapınağı’na çıkar. Tapınak, M.Ö. 2. Yüzyılda inşa edilmiş ve Caracalla döneminde mermer döşenmistir.

Pergamon’daki ünlü Zeus Altarı, tiyatronun güneyinde kalır. II. Eumenes altarı, Galatyalılara karşı kazanılan bir zafer anısına inşa ettirmiştir. Bu altar, at nalı şeklindedir ve dört parçadan oluşur; kabartmalar, devler ve tanrılar arasındaki savaşı betimler. 1871 yılında Alman mühendis Carl Humann tarafından Pergamon’dan Almanya’ya götürülen altar, Berlin’deki Pergamon Müzesi’nde özgün hali korunarak sergilenmektedir. Bugün Türkiye devleti, konuyu Eumenes altarı, Galatyalılara karşı kazanılan bir zafer anısına inşa ettirmiştir. Bu altar, at nalı şeklindedir ve dört parçadan oluşur; kabartmalar, devler ve tanrılar arasındaki savaşı betimler. 1871 yılında Alman mühendis Carl Humann tarafından Pergamon’dan Almanya’ya götürülen altar, Berlin’deki Pergamon Müzesi’nde özgün hali korunarak sergilenmektedir. Bugün Türkiye devleti, konuyu uluslararası tartışmalara açarak altarı Almanya’dan geri almaya çalışmaktadır.

Altarın güneyinde, M.Ö. 2. yüzyıla ait Agora (şehir pazarı) bulunmaktadır. Agora’nın ortasında küçük bir altar daha vardır. Acropolis’ten aşağıda, şehir merkezi bulunur. Pergamon’un içinde, M.Ö. 2. yüzyılda Mısır tanrıları için inşa edilmiş, yerliler tarafından kızıl avlu olarak anılan Serapis Tapınağı yer alır. Bazilika şeklindeki bina Hadrian döneminde inşa edilmiş, daha sonra 4. yüzyılda Aziz John’a adanarak bir kilise haline getirilmiş ve Hıristiyanlık’ın Yedi Kilisesi’nden biri olmuştur.

Müze, Bergama’dadır ve Asklepion (antik tıbbi merkez, hastane) ise şehrin dışındadır. Asklepion’un, sağlık ve tıp tanrısı Aesculapius adına inşa edildiği kabul edilir, M.Ö. 4. yüzyıldan beri ayaktadır. içinde 3.500 kişilik küçük bir tiyatrosu, hastaların su ve müzikle tedavi edildiği odaları, Asklepion Tapınağı ve kütüphanesi vardır.

Bugünün Bergama şehri aynı zamanda pamuğu, halıları ve altın üretimiyle ünlüdür.

Daha detaylı bilgi için

AIMA Retreat sizlere Bergama için rehberli gezi organize edebilir. Lütfen ofis ile görüşünüz.